Hemşire ve doula Sevilay Kurt uyarıyor

Hemşire ve doula Sevilay Kurt uyarıyor

Hemşire ve doula Sevilay Kurt uyarıyor

“Doğumunuza sahip çıkın”

Doğum bir mucize… Bu mucizenin başrollerinde sabırsızlıkla dünyaya gelmeyi bekleyen minik bir bebek, heyecanla ona kavuşmak isteyen anne, baba ile aile üyeleri, hekim ve yardımcı sağlık personelleri bulunuyor. Son günlerde bu mucizeye tanıklık eden biri daha var; doula…

Adını sıkça duyduğumuz ama hakkında aklımızda soru işaretleri beliren doulalar son günlerde hayatlarımıza hızlı bir giriş yaptı. Doula kimdir, ne iş yapar sorularının cevaplarını almak için bu alanda başarılı eğitimler veren, önemli eğitim kurumlarından Zirve Akademi’nin kapısını çaldık. Akademinin eğitmenlerinden hemşire ve doğum koçu Sevilay Kurt ise sorularımız içtenlikle yanıtladı.

 

Hemşire ve Doğum Koçu Sevilay Kurt

Son günlerde ‘doula’ kavramını sıkça duyuyoruz. Ancak ‘doula’ kimdir, ne iş yapar soruları da bir yandan kafamızı kurcalıyor. Bize bu kavramı ve görevlerini açıklayabilir misiniz? Doula nedir?

Doula, hamile kadınlara ve ailelere doğum süreci boyunca yardımcı olmak adına eğitim almış kişidir ve genellikle kadındır. Fiziksel, duygusal ve mental desteğiyle istediğiniz deneyimi yaşayabilmeniz için yardımcınız olur.

Doula kelimesinin sözlük anlamı; doğumda kadına yardım eden, destek olan kadın demektir. “Dula” olarak okunan bu terim Türkiye’de hayli yeni…

Bu işi yapan insanlar birkaç yıldır var olsa da yeni tanınan, meslekleşme yolunda hızla ilerleyen yeni bir kavram. Doulalık, dünyada özellikle ABD ve Avrupa’da çok daha eski ve yaygın. Hatta birçok ülkede zorunlu bir hizmet. Bizim ülkemizde henüz zorunlu değil, fakat pek çok Avrupa ülkesinde doğum öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılmış durumda. Bu kapsamda doğumdan önce belli bir kısım eğitim almak, doğumdan sonra yine belli bir kısım eğitim almak zorunlu ve üstelik de ücretsiz. Devlet tarafından sağlanan bir imkan. Bu sayede anne ve babalar ebeveyn olma yolunda hazırlanıyorlar. Hiçbir ücret ödemeden doğumdan önce bir doğuma hazırlık eğitimi alıyorlar. Anne baba adayları aynı zamanda doğum sonrasında da emzirme ve bebek bakımıyla ilgili eğitim alıyorlar. Sonrasında da evlerine ziyaret gerçekleştiriliyor ve bebeğin sağlıklı büyüyüp büyümediği, ebeveynin durumu kontrol ediliyor. Bizde henüz devlet tarafından desteklenen bir iş değil. Zaten doula kavramı da daha yeni yeni tanınan bir kavram.

Bir sağlık çalışanı olarak ben doulalık yaparken diğer meslekten olan kişilere oranla çok daha avantajlı olduğumu hissediyorum aldığım eğitim açısından. Doulaların görevine baktığımızda; doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrasında anneye, babaya ve ailenin diğer üyelerine teorik ve pratik olarak bilgiler verip destek olduğunu görüyoruz. Yani sadece hamile olan bir kadına değil bebeğe, babaya, tüm aileye, ailenin diğer fertlerine destek olan bir kişiden bahsediyoruz. Doulalar, annelere tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde fiziksel, duygusal, psikolojik her anlamda destek oluyor.

Doulanın görevleri nelerdir? 

Doulalar bahsettiğim gibi, doğum öncesinde anne ve babaya doğuma hazırlık eğitimleri veriyor. Fakat bu eğitimlere, anneyle birlikte doğuma eşlik edecek kişinin de katılması anlamlı oluyor. Bu kişi annenin destekçisi olacak arkadaşı da olabilir. Eğitimler, doğum öncesinde, haftanın iki günü ve bir hafta sonunu içine alacak şekilde toplamda 16 saatlik hazırlık eğitimi şeklinde oluyor. Doulası olarak, eğer anne ve baba isterse doğum anında onlarla birlikte doğuma eşlik ediyoruz. Doğuma giriyoruz ve doğum sonrasında da bebeğin emzirme sürecinde de onlarla beraber bu süreci takip ediyoruz. Aslında bununla da bitmiyor. Doğum sonrasında da evi ziyaret ederek bebeğin ve annenin durumunu değerlendiriyoruz. Yine destek süreci devam ediyor. Bebek ile ilgili her şey sağlıklı bir şekilde ilerleyecek noktaya gelene kadar ve anne ile baba istediği takdirde biz o sürece dahiliz.

 

Doğum, doğamız gereği zaten yapmayı bildiğimiz bir eylem ve doğal bir süreç midir yoksa hazırlık eğitimi gerekli midir?

Aslında bedensel olarak, kadının bedeni doğuma müsait, uygun. Fakat son zamanlarda özellikle sezaryen doğum oranlarındaki ciddi artış, bizi yeniden normal doğuma yönlendirdi. ‘Normal doğuma engel olan şey nedir?’ sorularını sormaya başladık. Sezaryen doğuma yönelmenin temelinde yatanın korku olduğunu görüyoruz. Korku nedeniyle kadınlar normal doğuma sıcak bakmıyorlar. İşte bu altta yatan korkuyu yenersek kadınları yeniden normal doğuma yönlendirmiş olacağız. Doulalar olarak bir kadının normal yolla doğurması için de hem psikolojik olarak hem fizyolojik olarak bu süreci anlatıyoruz. Korkularını nasıl yenebileceklerini, süreci öğretiyoruz. Normal doğumun evrelerini, neler olup bitebileceğini, doğumda dalgaları nasıl karşılayacağını, bunların tamamını eğitimlerde öğretiyoruz ve tercihi anne adaylarına bırakıyoruz. Bütün doğum çeşitlerinden bahsediyoruz. Doulalar herkes içindir. Epidural ve sezaryen doğum düşünen kadınlar da dahil doğum tercihleri ne olursa olsun doula, anne adayına doğumda ne yapmak istediği konusunda asla baskı yapmaz. Yalnızca onlara yardımcı olur ve karşılaşabilecekleri tüm olumsuzluklarla baş edebilmeleri için destekler.

Doğuma hazırlık eğitimi her kadın için gerekli mi?

Tamamen kişiye kalmış bir durum, ancak bence gerekli. Asla ısrarcı olmuyoruz bu konuda, fakat şu anki şartlara ve sezaryen oranlarına bakınca gerekli olduğunu görüyoruz. Bu eğitime babaların, ailenin diğer fertlerinin de dahil edildiğini düşündüğümüzde aslında eğitimin neden gerekli olduğunu anlayabiliriz. Anne, baba ve tüm aile fertleri bu eğitimler sayesinde her şeye hazırlıklı hale geliyor.

Doğuma hazırlık eğitimi çok önemli olduğu gibi doulanın bulunduğu doğumlarda, yurtdışında yapılan birçok araştırmaya göre; doğumların sezaryen oranı azalıyor. Doğum süresi kısalıyor, anne rahatlıyor, travmasız ve müdahalesiz bir doğum oluyor. Doğumdaki destek, doğuma ve sonrasına pozitif bir şekilde yansıyor.

 

Doğuma hazırlık eğitimi neleri kapsar?

Doğuma hazırlık eğitimi, aslında annenin ve babanın ihtiyaçları doğrultusunda her şeyi kapsar. Fakat genel olarak tanımlayacak olursak, doğum, doğum çeşitleri, eksileri, artıları ele alınıyor ve seçim aileye bırakılıyor. Doğumun aşamaları, başlangıç belirtileri, yalancı belirtiler, gerçek belirtiler, hastaneye ne zaman gidilmeli, hastane çantasının içerisinde neler olmalı, hastane nasıl seçilmeli, doğum planı nasıl oluşturulmalı, doğumdan beklentiler, korkunun doğuma etkileri, sonrasında bebek bakımı ve birçok husus bu eğitimlerde ele alınıyor. Babaya ve ailenin diğer fertlerine düşen görevler anlatılıyor ve böylece doğum hakkında detaylı ve net bir tablo oluşuyor.

İki tam gün boyunca süren eğitimlerde rahatlatıcı teknikler, gevşeme egzersizleri, masajlar, nefes egzersizleri, ıkınma teknikleri anneye öğretiliyor. Bu konular hakkında özellikle baba da bilgilendiriliyor. Eğer baba da doğuma girecekse doğum destekçisi oluyor. O nedenle babaları bu eğitimlere dahil etmek çok önemli.

Doğuma eğitim alarak girmek anne ve bebek için ne gibi faydalar sağlar?

Doğuma eğitim alarak girmek bebek ve anne için birçok fayda sağlar. Travmasız ve müdahalesiz doğumlar için eğitimin şart olduğunu düşünüyoruz. Bebek daha sakin, travmatize olmayan, sağlıklı, müdahalesiz, daha keyifli bir ortamda dünyaya gelmiş oluyor. Bebeğin yeni bir dünyaya geçişte konforunu bozacak şeyleri en aza indirgemiş oluyoruz. Eğitim almış bir anne, normal ve güzel bir doğum yaparsa kendi sağlığının yanı sıra bebeğinin sağlığı açısından da önemli bir rol oynamış olur. Eğitimlerin anne açısından da çok büyük faydaları var, baba açısından da. Ebeveynler bilinçlendikçe bebeğe daha erken katkı koymaya başlıyorlar. Bu yüzden sıklıkla “Doğumunuza sahip çıkın” diyoruz. En önemli sloganlarımızdan biri bu.

Ayrıca, bebekle ten tene temas en önem verdiğimiz şeylerden bir tanesi. Oksitosin dediğimiz aşk hormonu anne, baba ve bebek arasındaki doğum sonrasındaki bağlantıyı kuvvetlendirecek bir hormon. Bunun ortamda hakim olması için iyi bir doğum yaşanması gerekiyor. Anne ve bebek doğrudan gelen ışıktan korunmalı, ortamın sessiz olmasına, sevilen koku ve müziklerin seçilmesine dikkat edilmeli. Bizler bu önemli unsurları seçip hepsinin yerine getirilmesini sağlıyoruz. Anne tercihlerini kendi belirliyor. Örneğin, “Ben bebeğimle doğum sonrasında en az bir saat ten tene temas istiyorum. Bebeğimin kordonu babası tarafından kesilsin istiyorum” gibi tercihlerde bulunuyor. Biz de bu tercihleri yerine getirmek konusunda ona yardımcı oluyoruz.

Baba da doğumda aktif rol oynadığında bebeğiyle ve eşiyle olan bağı da çok daha güçlü oluyor. Doğum anında babalık hissini yaşamasını sağladığımız babaları duygusal olarak o ana dahil etmiş oluyoruz. Babalar eskiden doğumhanenin dışında bekliyorlardı. Ama şimdi artık doğumhanenin içindeler. Annelerin ve bebeklerin nasıl bir mücadele içerisinde olduğunu görüyorlar ve sürece dahil oluyorlar. Bunun anne ve bebeğe olumlu anlamda kattıkları ise çok büyük. Gebelik sonrasında da lohusa depresyonu dediğimiz kavramın ortaya çıkmasına engel oluyor. Çünkü anne, evine hastaneden çok mutlu bir şekilde gitmiş oluyor. Bu tabii ki doğum öncesi bir douladan alınan eğitim, doğum anında yapılan doğru ve bilinçli tercihler ve bunu uygulayacak bir ekiple çalışabilmeye bağlı.

 

Doğum öncesinde anne adaylarının dikkat etmesi gerekenler nelerdir?

Süreç hayli önceden başlıyor. Eğer hamile kalmayı planlıyorsak, bebek sahibi olacaksak zihinsel, bedensel ve psikolojik açıdan kendimizi buna hazırlamamız gerekiyor. Uzun dönem öncesinden doktor seçilmeli, tercihler belirlenmeli, folik asit almaya başlamalı, sağlıklı ve dengeli beslenmeli, sigara-alkol kullanımından uzak durmalı, spor yapmalı, eşler arasında bu konu konuşulmalı, iş hayatı düzene sokulmalı, ev ve ekonomik şartlar bu sürece hazırlanmalıdır. Tüm bu saydıklarım bebek sahibi olmaya karar verilmeden önce yapılması gereken şeyler. Eğer hamile kaldıysanız bu süreçte de doğuma kadar hamile yogası, hamile pilatesi, bebek bakımıyla ilgili pek çok eğitim, bebek masajı, emzirme eğitimi, doğuma hazırlık eğitimi alarak doğuma ve doğum sonrası sürece iyi bir şekilde hazırlanabilirsiniz. Bu noktada doula ile çalışılırsa büyük kolaylık sağlanacaktır.

Doğuma hazırlık eğitimine kimler katılabilir?

Biraz önce de bahsettiğimiz gibi eğitimlere anne ve babanın birlikte katılmasını istiyoruz. Çünkü bu süreçte birbirlerinin desteklerine ihtiyaçları olacak. Annenin doğum destekçisi olarak seçtiği çok yakın arkadaşı, annesi, kardeşi, doğum sırasında yanında olacak kişiler de eğitime katılabilir.

Anne adaylarının hamilelik boyunca en büyük destekçisi genellikle eşleri oluyor. Bu süreçte eşler de eğitim almalı mı, eşler doğum anında destekçi olabilirler mi?

Eşlerin anne adaylarının en büyük destekçi olması gerektiğinin altını çizdik. Eşler, doğum destekçisi olmalarının yanında doğum koçu da oluyorlar. Çünkü babaların girdiği doğumlarda gerçekten atmosfer çok değişiyor, yoğun duygu paylaşımı nedeniyle çok güzel bir ortam oluyor. Aslında çok büyük bir aşk üçgeni oluşmuş oluyor bebek, anne ve baba arasında. Mutluluk hepsine aktarılıyor, bizim isteğimiz de bu zaten.

Doğum öncesi eğitime dahil olan babalar kendilerinin, eşlerinin ve bebeklerinin nelerle karşılaşacağını öğrenmiş oluyorlar. Hem daha sakin kalıp hem de eşlerini sakinleştiriyorlar ve gerçekten de bu süreçte eşlerinin en büyük destekçisi oluyorlar.

 

Doğum sonrasında annelerin en büyük sıkıntı yaşadığı konulardan biri emzirme oluyor. Peki emzirme danışmanlığı nedir, emzirme danışmanları annelere nasıl yardımcı olur?

Emzirme danışmanlığı bizim ülkemizde henüz yok denilecek kadar az, ama yurtdışında birçok ülkede yaygın, ücretsiz ve mecburi. Yine doulalıkta olduğu gibi emzirme danışmanlığı kavramı da bizde çok yeni. Danışmanlar doğum sonrasında da evlere giderek bebeğin beslenmesini takip ediyorlar. Bu kavram hastanelerde yaygınlaşıyor, emzirme eğitim odaları kuruluyor. Gebe okulları açılıyor, bunların içerisine emzirme danışmanlığı için özel bir alan yaratılıyor. Bunlar olumlu gelişmeler, henüz süreç fazlasıyla eve taşınmasa da bu eğitimler sevindirici. Ama sayının artması gerekiyor.

Emzirme danışmanları ‘laktivist’ olarak adlandırılıyor. Sağlık Bakanlığı’nın çok eskiden beri ebelere verdiği bir eğitim var, halen günümüzde de devam ediyor. Dönem dönem bakanlık da böyle eğitimler açıyor. Bir bebeğin sağlığı için anne sütü almak hayati öneme sahip. Ancak yeni doğum yapan bir anne ve bebek ise bu sürece fazlasıyla yabancı oluyor. Ülkemizde emzirme problemi çok olduğu için yaygın bir mama kullanımı da var. Emzirme danışmanının doğru yönlendirmesi, doğru emzirme ve bebeğin doğru emmesi, bir bebeğin tüm hayatını olumlu etkiliyor. Çünkü anne sütünün verdiklerini dışarıdan takviye ettiğimiz şeylerle dolduramıyoruz. Anneler emzirmeyle ilgili problem yaşıyorlarsa çözümünün olduğunu, yardım alabileceklerini unutmasınlar.

Doğum öncesinde emzirme eğitimi alan anne ile doğum sonrasında bu eğitimi alan anne arasında çok büyük bir fark oluyor. Önceden emzirmeyi öğrenmiş, nelerle karşılaşabileceğini ve çözümlerini öğrenmiş olan bir anne çok daha rahat oluyor. Anneyle bebeğin aralarındaki bağ daha da kuvvetleniyor.

Emzirme eğitimine hangi süreçte ve ne zaman başlanmalıdır?

Doğum öncesinde başlanmalı. Doğuma hazırlık eğitimlerinde 20 ila 30. hafta arası en ideal zamanlar. Aynı şekilde emzirme eğitimleri de doğum öncesinde bu haftalarda, doğuma kadar olan sürede alınabilir. Eğer doğum öncesinde eğitim almadıysanız ve bir sorunla karşılaştığınız an eğitim alabilirsiniz. Anneler ne kadar erken bu eğitimi alırlarsa onlar için çok daha faydalı olacaktır.

 

Bu eğitimleri kimler verebilir? Bu kişilerin etkinliği nasıl sağlanır? Eğitmenler nasıl bir eğitimden geçer?

Kendi adıma bir hemşire olarak bu işin eğitimini üniversitede aldım. İnsan ve doğum fizyolojisini, emzirme fizyolojisini öğrenerek mezun oldum. Doula olmak için yaklaşık 5 ay süren bir eğitimden geçmek gerekiyor teorik olarak. Sonra pratik eğitimler başlıyor, mecburi bir doğuma hazırlık eğitimi veriliyor. Ama zaten hemşire veya sağlık personeli olan birisi öğrencilik ve meslek hayatında defalarca bunları yaşamış oluyor.

Doulalar doğuma girişimsel herhangi bir müdahalede bulunmuyor. Doğum anında aktif rol alıyorsunuz, fakat doğuma müdahale etmiyorsunuz. Sadece anneyi, babayı ve bebeği desteklemek için oradasınız. Psikolojik olarak, fiziksel olarak ve bilmedikleri bir konuda onları aydınlatmak için görev alıyorsunuz.

Doulalık eğitim yetkisine sahip kurumlar var ülkemizde. Zirve Akademi de bunlardan biri… Doktorlardan psikologlara kadar uzman kadrolardan oluşan ekiplerin online ve yüz yüze verdiği eğitim programları mevcut. Minimum 4 ay, maksimum 9 ay süren bir eğitim doulalık eğitimi. Bu eğitimi herkes alabilir, sağlık sektöründe olmak zorunda değilsiniz, ama sağlık sektöründen olmanın çok büyük faydaları var.

Eğitim sonunda bir sınava tabi tutuluyorsunuz, bu hem teorik hem pratik bir sınav. Eğer bu sınavlardan geçerseniz, ‘stajyer doula’ olarak mezun oluyorsunuz. Bu süre boyunca da kurumdan kuruma değişmekle beraber, 1 ila 5 doğuma hazırlık eğitimi yapıyorsunuz. Bunları uzman eğitmen kadronuza gönderiyorsunuz ve eğer onaylanırsanız doula sertifikasını alabiliyorsunuz.