Doğum Koçu Doula

Doula, tek sorumluluğu kadınla ilgilenmek olan bir ‘doğum arkadaşı’, ‘doğum yardımcısı’ veya ‘doğum koçu’dur. Ancak bu sorumluluk, doğuma ilişkin doğrudan bir desteği kapsamaz; zira bu daha çok bir ebe, hemşire veya farklı bir profesyonelin görevidir. Bu, sevgi göstermesi gereken türden bir sorumluluk da sayılamaz; çünkü bu görev de eş ya da partnere aittir. Bunun yerine DOLULA; neredeyse görünmez bir şekilde, kadının ihtiyacı olan her neyse onu karşılamak için kadının yanı başında yer alır.

Halk arasında geçmişten bugüne kadar kabul görmüş bir inanışa göre, birikimleriyle doğum sırasında anneye yol gösterip korkularını gideren yardımcı bir “bilge kişi”nin varlığı anneyi sakinleştirip rahatlatmakta, böylece doğumun ağrısız bir biçimde gerçekleşmesi sağlamaktadır. Günümüzde bu inanışın anlamlı ve tutarlı bir temeli olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Bu rotada gelişen “bilge kişi” rolü nihayet daha tanımlı ve profesyonel bir boyut kazanmıştır. Doğum koçluğu uygulaması işte bu temel üzerine kurulmuştur.

Doula, sözcüğünün kökeni antik Yunan’a dayanır. Eski zamanlarda hizmet veren kadınları tanımlamak için kullanılmıştır. Doula kelimesi, 1973 yılında, tıp antropoloğu Dana Raphael tarafından, yazdığı “The Tender Gift: Breastfeeding” kitabında, doğum sonrası bakımı sağlayan kadın için kullanılmıştır. Eski Yunan’da iyi doulalar bugün de olduğu gibi saygı duyulan, sevilen kimseler olmakla birlikte evdeki hizmetkarlar arasında özel bir yere sahipti. Doulalar o dönemlerde çoğunlukla emzirme dönemi sonuna dek; yani bebek iki ya da üç yaşına gelene kadar, anneyle yakınlıklarını sürdürürlerdi. Daha sonraları doulanın anlamı doğum sonrası destekten öte, doğum öncesi ve doğum sırasındaki desteği de kapsar duruma gelmiştir. Sonuç olarak   Doula, doğum öncesi, doğum anı ve sonrasında doğuran kadınlara ve ailelerine fiziksel, duygusal ve bilgilendirici destek verecek şekilde tıbbi olmayan eğitim almış profesyonel kişi olarak tanımlayabiliriz.

 Günümüzde doulalar; kadınlara, hastanede veya doğum merkezinde olduğu kadar evde gerçekleştirdikleri doğumlarda da destek olabilmekte ve özellikle hekim ya da ebeler ile güçlü profesyonel bağlar kurmaktadırlar. Geleneksel tıbbi modelin dışında kalan çoğu hekim ya da ebede olduğu gibi, bu alanda da nitelikler ve yetersizlikler, büyük çeşitlilik göstermektedir. Kimi doulalar halen, deneyimleri sonucu edindikleri, ‘öğren ve kazan’ türü bir uzmanlaşma yolunu izlemektedir.

Doulanın  en temel görevi doğum yapan kadının ihtiyaç duyduğu kutsal ve mahrem alanı korumaya yardımcı olmaktır. Daha profesyonel anlamda doula anneye doğumdan önce, doğum sırasında ve hemen ardından fiziksel, duygusal ve bilgisel destek sağlayan, bu konuda eğitimli profesyonellere denir. Yurtdışında yapılan araştırmalar doulanın katıldığı doğumların daha kısa ve daha az komplikasyonla gerçekleştiğini ve bu şekilde dünyaya gelen bebeklerin daha sağlıklı olduklarını ve daha iyi emebildiklerini göstermektedir.

Doulanın  amacı; kadının tanımladığı gibi güvenli ve tatmin edici bir doğum yapmasına yardımcı olmaktır. Doğum eyleminde doulanın varlığı, ağrı kesici ilaçların veya epidural ananljezinin daha az kullanılması ile sonuçlandığından, ilaçsız bir doğum tercih eden bir çok kadın doula yardımını talep etmektedir. Doğum eyleminde anneyi seçimlerinden caydırmak doulanın rolü arasında yer almaz. Doulalar; riskler, faydalar güvenlik önlemleri ve müdahaleler konusunda kadını ve aileyi bilgilendirir. Doğum sürecinde dolula; telkin, gözetme,doğum süresince beraberce yapılan nefes teknikleri, uygulanan doğru beden pozisyonları ve masaj teknikleri ile annenin ağrısının azaltılması,doğum süresinin kısaltılmasını sağlar. Ayrıca anneye güç, dayanma sabrı ve moral desteği verir. Bunların yanı sıra doulalar şunları yaparlar:

  • Doğumla ilgili seçenekler hakkında bilgilendirir.
  • Doğum öncesinde gebe ve ailesinin doğum tercihlerini açıklamalarına yardımcı olur.
  • Doğumun başından sonuna kadar doğum yapan kişiyle birlikte olur.
  • Doğum yapan kişinin genel hastane prosedürlerini anlamasına ve bilinçli kararlar vermesine yardımcı olur.
  • Ağrıyla baş etme yöntemlerini pratik yapmakta yardımcı olabilir ve doktorla tanışmak için hastane görüşmelerinde bulunur. Doğum yapan kişiyi, doğumun çeşitli süreçlerinde evde ve hastanede gebeyi fiziksel olarak rahatlatır. Örneğin; özel masajlar yaparak, kişinin en rahat ve faydalı pozisyonlar almasına yardımcı olarak, duş almasını sağlayarak vb.
  • Eşi veya başka destekçi kişilere pozisyon veya masajı öğretir ve ailenin sağlık personeli ile olumlu bir ilişki kurmasına yardımcı olur.
  • Doğum süresince annenin kendini rahat hissetmesini sağlayacak ortamı oluşturur (odanın aydınlatılması, müzik, dergi, film vb).
  • Doğum süresince etraftaki kişilerle iletişiminde bir aracı olarak rol alıp, annenin ihtiyacı olan sakinliği korumasına yardımcı olur.
  • Bu yoğun deneyim içerisinde sakinliği koruyarak annenin kendine olan güvenini artırır.
  • Annenin herşey yolunda giderken herşeyin yolunda gittiğini fark etmesini sağlar.
  • Doğum yapan annenin eşine destek olup, onun istediği oranda doğum deneyiminize katılmasına yardımcı olur.
  • Lohusalık sürecinde de doula yeni anneye çeşitli tekniklerle masaj yapabilir, emzirmenin yolunda olup olmadığını kontrol edebilir ve olası zor durumlarda yeni anneyi bir uzmana yönlendirebilir.
  • Lohusalılık döneminde doula’nın varlığı anne ve bebeğin doğum sonrası sağlığı için dönüştürücü olabilir. Doğum sonrası süreçde alınan Doula desteğinin emzirme oranlarını artırdığı,  annenin ve bebeği doğduktan sonra genel sağlıklarının gelişimine katkı sağladığı görülmektedir. Bu konuda yapılan bir çalışmada, lohusalık sürecinde doula desteği alan annelerin büyük bir bölümünün bebeklerini emzirdikleri, anne bebek bağlanmasının iyi bir şekilde geliştiği, doğum sonrası depresyonun daha az görüldüğü saptanmıştır. 
  • “Bir profesyonel doulanın en önemli özelliklerden biri, kendi isteklerini veya fikirlerini katmadan, yeni doğan aileye kesintisiz destek vermektir.”

Doula Ne Değildir?

Doula ebe değildir.  Doula hemşire değildir.  Doula herhangi bir medikal öneride bulunmaz veya uygulama yapmaz. Doula annenin ve bebeğin iyiliği için doktorlar, hemşireler, ebeler ve başka destekleyici profesyonellerin yanında takımın parçası olarak çalışır. Ebeler;  gebelikte sağlık kontrolü yapar. Doğum sürecinde bebeğin kalp atışı, annenin tansiyonu serviks açıklığı ve benzer medikal takipleri yapar. Lohusalık sürecinde ebe hem anneye hem de bebeğe sağlık kontrolü yapar. Aynı zamanda ebe, aldığı eğitime ve ayırabildiği vakte göre duygusal ve psikolojik destek verebilir.

Doula ise sadece annenin duygusal durumuyla ilgilenir. Başka takipler ile meşgul olmadığı için tamamen anne ile birlikte olabilir. Doğum süresinde anneye kesintisiz destek verebilir. Ayrıca doğum süresinde babanın ve ailenin her türlü ihtiyacı ile ilgilenmeye vakti vardır. Doğum sonrası süreçte de doula anneye evde bireysel destek verebilir.

Doula’ya Neden İhtiyaç Var?

Günümüzdeki hastane şartları ve çalışma koşullarının yoğunluğundan  dolayı doktorlar, ebeler ve hemşirelerin genellikle doğuran bir kadın ile oturup onu sakinleştirmeye, onlara masaj yapmaya ve duygusal destek vermeye vakitleri olmamamktadır. Destekçi olarak doğumda bulunabilecek anneler, kayınvalideler, ablalar ve teyzeler de kendi doğum tecrübelerine dayanarak hareket edebilecekleri için sakince ve doğuran kadının bedenine güvenerek destek vermeleri çok zor olmaktadır. Babalar da artık doğumhanelere girmeye başladılar ve bazen harika destek oluyorlar; ancak babaların da kendilerine dair büyük bir deneyim yaşıyor olduklarını da kabul etmek lazım. Doulalar hem anneye hem de babaya duygusal destek veriyor, eşine destek olabilmesi için babayı yönlendiriyor ve kendi babalık serüveninin en önemli gününde kendi tecrübesini yaşaması için de ona fırsat veriyor. Çeşitli bilimsel çalışmalar, oksitosin hormonunun doğum sürecinde ve lohusalık döneminde etkilerini açıkça ortaya koyuyor. Bu süreçlerde kesintisiz destek oksitosin hormonunun salgılanmasını kolaylaştırıyor ve artırıyor. Böylece doğumlar daha kısa sürebiliyor, uzun süren doğum süreci ve bebeğin strese girmesi ile oluşan sezaryen gerekliliği azalıyor, daha az ağrı kesici ihtiyacı duyuluyor ve bebekle bağ kurmak, emzirmek kolaylaşıyor. Bu araştırmalar gösteriyor ki, doğuran kadınların kesintisiz desteğe ihtiyacı var ve doulalar bu desteği veriyorlar.

Sonuç olarak; DOULA bir sağlık çalışanı, bir ebe veya bir hemşire değildir. Maalesef Türkiye’de bu konuda bir kavram karmaşası da yaşanmaktadır. Doula doğum fizyolojisi hakkında kısmen bilgilidir. Bu konuda eğitim almıştır ve birçok doğuma katılmıştır. Ancak bir doula  asla annenin sağlığından sorumlu değildir, bu konuda sorumluluk almamalıdır, alamaz.. Bu görev annenin doktoruna veya ebesine aittir.

KAYNAKLAR

  1. Rathfisch, G. (2011). Doğal Doğum Felsefesi. Nobel Tıp Kitabevleri, İstanbul.
  2. Türker A. (2010). Doğum Koçu/Doula (Hizmet Eden Kadın). Acıbadem Kadıköy Hastanesi Doğumhane ve Kadın Doğum Polikliniği. http://www.acibademhemsirelik.com/e-dergi/yeni_tasarim/files/acb_sunum_29062010.pdf. Erişim Tarihi: 09.04.2019.
  3. Taşkın, L. (2009). Doğum ve Kadın Sağlığı Hemşireliği, Ankara.
  4. Şahin, N., Dinç, H., Dişsiz, M. (2008). Gebelerin Doğuma İlişkin Korkuları ve Etkileyen Faktörler, İ.Ü.F.N., İstanbul.
  5. Mete, S.,Serçekuş, F. (2009). Uyum Modeli ve Sosyal Bilinçsel Öğrenme Kuramının Doğum Öncesi Eğitimde Kullanımı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Elektronik Dergisi, 1: 1: 57-68.
  6. … İçsel Doğum. https://icseldogum.files.wordpress.com/2015/01/doula-nedir.pdf. Erişim Tarihi: 09.04.2019.
  7. England, P.,Horowitz, R. (2011). İçgüdüsel Doğum. Kuraldışı Yayıncılık, İstanbul.
  8. Jeanette Mesite Frem, “Every Woman Deserves a Doula” December 2005 http://www.babiesincommon.com/docs/Every-Woman-Deserves-a-Doula.pdf
  9. Klaus, M.H., and J.H. Kennell. “The doula: An essential ingredient of childbirth rediscovered.” Acta Paediatrica. Vol. 86, No. 10 (1997): 1034–1036.